www.ulkucuhaber.com adresinden bir alıntı haber bence herkes üzerine birşeyler alsın bu haberden.
İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsın.(Hadis-i şerif) Sevgi, İnsanı bir şeye veya kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu, aşk, muhabbet, sevmek.(MEB Örnekleriyle Türkçe Sözlük)
Ne yazıkki Teşkilatlarımızın birçoğunda arkadaşlarının sorunları ile ilgilenmemek için telefonlarını kapatan yöneticilerimiz mevcut İsteyen istediğini alırbu tür mazeretlerden temizlenmemiz gerektiğine inanmaktayız.
Sevmesini bilmeyen, birbirine dahi hoşgörüsü olmayan fertler yığını haline geldik. Birbirimize bırakın sarılmayı, halini hatırını sormuyoruz, toyu düğünü oluyor gitmiyoruz, cenazesi oluyor acısını paylaşmıyoruz. Biz neydik ne olduk. Bunu ne için veya neden yapıyoruz? Yoksa gerçekten bizler sevmeyi bilmiyor ve gerçekten sevmiyor muyuz? Ülküdaşını sevmeyen başkalarını sevebilir mi? Zira başbuğ demiyor mu ülküdaşlık hukuku kardeşlik hukukundan üstündür. Hani nerede bu kardeşlik, mazide mi, sözde mi veya raflarda kalan tozlu kitaplar arasıda mı? Bizler dün birbirimiz için her konuda feragat ederken bugün artık kendimiz için düşünüyor ve kendimiz için mi istiyoruz? Dün canımızı dahi bir ülküdaşımız için seve seve vermeye hazırken ve ona yönelik ithamları dahi yapılan bütün işkencelere rağmen ben yaptım ben yaptım diye haykırarak üzerimize almamış mıydık? Bugün makam mevki, şan şöhret, para pul düşünmeye başladığımızdan mı? Bütün bunlar. Bırakın teşkilatları ve sokağı camilerde dahi karşı karşıya geldiğimizde kalplerimiz sevişmiyor buğuz ediyor. Ellerimizde birer termal kamera birbirimizin açığını, ayıbını arar duruma gelmişiz. Hatta birbirimizin arını namusunu konuşmak için açık oturumlar tertip ediyoruz.
Ülküdaşlarımızdaki bu sevgi ve hoşgörüsüzlük hastalığı o kadar ileri boyutlara gelmiş ki, birbirlerinin ötesinde lideri ve teşkilatları eleştiriyor hatta müsaade etsen hakaret edecekler. Bu eleştirilerin hatta hakaretin temelinde yatan neden belki de şahsi için hedeflediği makamı ve mevkiyi elinde tutmak ya da o makamı elde etmek. Makam mevki dışında iktidar zamanında parayı pulu bulamayan kişilerin parayı bulabilmek veya egosunu tatmin etmek için olsa gerek bütün bunlar. Bunlar sıradan basit, edepten uzak ve bir o kadarda zayıf olan insanlar. Zira ülkücü edep sahibi bir kişidir ve hedefleri ne makama nede paraya pula sığmayacak kadar büyüktür.
Ülkücü gönlüne bütün insanlık sığacak kadar geniş, âleme nizam verecek kadar büyük ve engin düşünür. Ayrıca dünyanın neresinde olursa olsun acı ve ızdırap çeken bir Türk evladı varsa onun acısını yüreğinde hissedecek kadar onu sevendir. Bizim bu sevgimiz ve sevdamız karşılıksız, ne makam ne mevki nede para pul. Sırf Allah rızasını kazanmak için. Ve yine biz öyle bir terbiye ve hoşgörü sahibi bir milletin evlatlarıyız ki yaratılanı sevmiştik yaratan ötürü ve nerde bir mazlum varsa onun imdadına koşmuştuk. Biz kendimizi mi sevmeyeceğiz. Gelecek ülkülü günler, aylar, yıllar ve yüzyıllar için
Şimdi titreyip kendimize dönme vaktidir. Yeniden yeni baştan birbirimizden başlamak kaydıyla sevelim sevgimizi gösterelim. Bizim sevdamızda ne güzellikler vardı, onları ortaya çıkaralım. Sevdikçe güzelleşir insanlar, sevdikçe yeşerir ağaçlar, sevdikçe güler güller, sevdikçe yaşar, büyür, gelişir- devlet, millet ve hareket... Yaşatalım devleti, milleti ve hareketi. Arif Nihat Asyanın duasıyla diyelim ki
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız
Ve vatansız bırakma, Allah ım
Müslümanlıkla yoğrulan bu yurdu
Müslümansız bırakma Allah ımAmin..
ÜLKÜCÜ HABER
Kurulduğu günden beri Türk Gençliğini milli ve manevi konularda bilgilendiren,gençliğin pasivize edilmesinin önünde en büyük engel olan,gençliğin; uyuşturucu,içki,kumar ve fuhuş gibi pisliklerle zehirlenmesine karşı etkili bir şuur mücadelesine önderlik eden Kanal Köprü Ülkü Ocakları 3 Mayıs 2008 tarihinde kapatıldı.Provakasyonları ve doğabilecek tahrikleri engellemek amacıyla tüm mahalli ocakların kapatılması talimatından sonra Kanalköprü Ülkü Ocaklarında tabelalar indirildi.Kurulduğu günden bu yana hizmet veren tüm Ülküdaşlarımızdan Allah razı olsun.Esenlik içinde kalın...
KANAL KÖPRÜ ÜLKÜ OCAKLARINDAN TÜRK CEZA KANUNUNUN 301.MADDESİNİN İPTALİNE DİRENİŞ ÇAĞRISI
TÜRKLÜĞE HAKARET
ARTIK SERBEST
EY TÜRK TİTRE ve KENDİNE DÖN
TÜRK..
Sen Tarihin boyunca milli değerlerine böylesine uzak kalmadın…
Değer yargıların hiç böylesine ayaklar altına alınmadı…
Yaşanan olumsuzluklara hiç böylesine sessiz kalmadın…
TİTRE VE KENDİNE DÖN..
İşte AKP’nin kaldırmak için aylardır alt zemin hazırlamaya çalıştığı
Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi;
(1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini.Devletin yargı ve organlarını,askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi,altı aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vataşı tarafından işlenmesi halinde,verilecek ceza 3’te 1 oranında arttırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Biraz düşünün ,bu madde hangi amaçla kaldırılıyor;Avrupa Birliğine uyum yasaları çerçevesin demi.Yoksa Türklüğe hakareti serbest konuma getirmek amacıylamı?
Avrupa Birliği derseniz, size bu birliğe üye olan ülkelerin ceza kanunlarından Türk Ceza Yasasının 301. maddesi ile aynı hükmü taşıyan maddeleri okumanızı tavsiye ederiz.
301.MADDE İLE AYNI HÜKMÜ TAŞIYAN MADDELER
a)23 Kasım 1995 tarihli İspanya Ceza Kanunu (madde.543)
b)22 Temmuz 1992 tarihli Fransa Ceza Kanunun (madde.410.1)
c)15 Mayıs 1871 tarihli Almanya Ceza Kanunu (madde.90. a paragrafı)
d)21 Aralık 1962 tarihli İsveç Ceza Kanunu (kısım 16 paragraf 8)
e)23 Ocak 1974 tarihli Avusturya Ceza Kanunu (283.paragraf)
örnek olarak gösterilir…
SİZİ SADECE BİRAZ DÜŞÜNÜP,GERÇEKLERİ GÖRMEYE DAVET EDİYORUZ…
ÜLKÜ OCAKLARI EĞİTİM ve KÜLTÜR VAKFI
KANAL KÖPRÜ TEMSİLCİLİĞİ
Akdeniz Üniversitesi'nde PKK ve Yandaşları Olay Çıkarttı
Akdeniz Üniversitesinde yuvalanan bölücü ve yıkıcı terör örgütlerine mensup öğrencilerin son yaşanan hadiselerde birlikte okulda hakimiyetlerini arttırmaya çalıştığı görülmektedir. Bir çok siyasi konuda farklı düşünen bu yapılanmalar işbirliği yaparak kendilerine engel gördükleri Ülkücü öğrencileri hedef olarak seçmişlerdir. PKK KONGRA-GEL, TKP-ML/TİKKO, DHKP-C gibi örgütlerle bağlantıları olan bu gruplara okul yönetiminin göz yumması olayların boyutunu büyültmüştür.
Basın-Yayın organlarında ülkücülere yönelik provokatörlük suçlamaları hareketimize yönelik karalama kampanyalarının bir parçasıdır. Yüzlerce kişilik saldırgan grubu ve ellerindeki silahların gösterilmemesi de medyanın tarafsızlığına her zamanki gibi gölge düşürmüştür.
Uyarı ateşi açtığı belli olan kişilerin olayların daha vahim boyutlara ulaşmaması için gösterdikleri çaba kimsenin dikkatini çekmemiştir. Şöyle ki sayıları oldukça fazla olan ve ellerinde çeşitli silahlar bulunan saldırgan grubun ülkücü öğrencilerle oluşabilecek temasında yaralı sayısının artacağını hatta ölülerin olabileceğini düşünmemişlerdir. Saldırgan tarafın kimler olduğu bütün kamuoyunca izlenmiştir.
Ayrıca yaşanan hadiselerden sonra ifadesine başvurulan MHP Antalya İl Başkanı bulunduğu açıklama “Üniversite ile ilgisi bulunmayan yabancı kişiler bile üniversite içinde rahatça dolaşabiliyor. Sonra da öğrenci olmayan bir kişi yurtta kalan bir öğrenciyi bıçaklıyor. Burada sadece öğrencilerin değil, üniversite yönetiminin de büyük hatası var. Ayrıca 4 gündür önlem alınması için yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Ama hiçbir yönetici bizi ciddiye almadı'” dedi.
Açıklamadan da anlaşıldığı üzere MHP ve Ülkü Ocakları’nın üniversitenin çatışma ortamına sürüklenmemesi için gösterdiği duyarlılığı göstermektedir.
KANAL KÖPRÜ ÜLKÜ OCAKLARINDA BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞİN RUHUNA YEMEK VERİLDİ VE KURAN ZİYAFETİ SUNULDU...
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı kurucusu Bilge Lider Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş Vefatının 11. yıldönümünde dualar ve tekbirlerle anıldı...
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Kanal köprü temsilciliği tarafından tertip edilen programda misafirlere ve esnaflara lahmacun ve meşrubat ikram edildi.
Araştırmacı yazar, din bilgini Dr.Abdulhay Abdulhayoğlu Hocanın Yasin-i şerif’le şereflendirdiği programa gençlerin ilgisi büyüktü…
Ayrıca programda Başbuğun hayatından kesitler sunuldu ve Başbuğ’un Vefatından sonra ona ithafen yazılmış olan şiirler okundu.
Başbuğ’a sadakatin hakim olduğu anma programı Ülkücü Yemini ile son buldu.
KANAL KÖPRÜ ÜLKÜ OCAKLARI İLETİŞİM:
YALÇIN ÇOLAK
OCAK EĞİTİM MASASI BAŞKANI
GSM: 05426791108
E-POSTA: yalcincolak@windowslive.com
ADANA
Dergi Kapağı: http://img137.imageshack.us/img137/2821/ayasofyads2.png
Dergi İçeriği:
3. Sayı İçerik:
Nuhun Yeni Gemisi
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
Ocakdan
Büyük Doğu Ocakları
İdeolocya Örgüsü / Doğu-Batı
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
Ermeni Soykırım Tasarısına Karşı Politik Hamle : Ayasofya Açılsın
Av. Harun Yüksel
Halkın İstikrarı, Hakkın İktidarı İçin : Tüm Anadolu Bir Adım İleri...
Mehmet Kaya
Ayasofya Açılsın, Zincirleri Haçlıların Boynuna Takılsın.
Tuncay Aksoy
Ayasofya Hitabesi
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
Şiir / Ayasofya
Osman Yüksel Serdengeçti
Ocağı Tutuştururken
Hayreddin Soykan
Beklenen Kurtarıcı-3
Selim Gürselgil
İslam Tefekkür Mecrasını Açan Adam
Av. Haki Demir
Küresel Kapitalizmin Yeni Mankurtları
Yusuf Söylemez
Büyük Türk Kahramanı : Recep İvedik
Doğan Yağmur
Çanakkale Savaşında İman Mucizesi
Ş. Talha Apuhan
"O" Gelecek
Betül Toplu
"O" Son
İsmail Cindoruk
Şiir / Oyuncak ve Kan
Hatice Algın
Gönül Minberinden / İnsan Kazanmak
Abdulvahap Varol
Türk-İslam Ülküsünü Yoğuranlar
Seyyid Ahmed Arvasi
Avrupalılaşmayanlardanmıyız?
Nurullah Varol
Politik-Mizah
Kürşad Derviş
Röportaj / Hülya Uyar
Abdullah BÜYÜK
Röportaj / F. Yasin Köroğlu
Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı : Ünver SEL
Anadoluda Gündem
Büyük Doğu Coğrafyası
Prensiplerimiz
Şahsiyetçilik
Resim Sanatı: Rukiye Şenel
Abdulhakim Arvasi
(5 Nisanda Temin Noktalarında...)
www.buyukdogu.org
Gönderen: Büyük Doğu Ocakları Tarih: 02.04.2008
[
Devamını Oku » ]
ERMENİ MEZALİMİ
24.04.2008 tarihinde ispir ülkü ocakları olarak düzenleyeceğimiz ermeni mezalimi adlı konferansa atatürk üniversiesi üyesi erol kürkcüoğlu katılımı ıle ermeni mezalimi adlı konu ele alınacaktır tum ulkucu kardeslerımız semınerımıze davetlidir.bilgi için ülkü ocakları ocak baskan yardımcısı ahmet çakmakcı 0546 23265 82
Gönderen: ahmet çakmakcı Tarih: 02.04.2008
[
Devamını Oku » ]
AHÖET ŞAFAKIN İKİNCİ ROMANI "KURT" PAZARTESİ KİTAPÇILARDA
Sanatçımız Ahmet Şafak polisiye kurgu roman serisine KURT kitabıyla devam ediyor.
Kan Meclisi:1915 romanından sonra 2015 yılının Türkiyesine dikkat çeken KURT yine değişik ve özgün bir eser olarak belleklerde iz bırakacak.
Yıl 2015..Amerika Ermeni Soykırım Tasarısını kabul ediyor.Irakın Kuzeyinde Barzani bağımsız devlet olduğunu ilan ediyor.Türkiye köşeye sıkışmış durumda.Tam da bu sırada üniversitelerde faili meçhul cinayetler başlıyor.Karısını bir sukastte kaybetmiş,oğlu ölümcül bir hastalıkla pençeleşen Kemal Türkiyenin kaderini yaşıyormuşçasına çaresiz.Cinayetlerden birinde çok sevdiği hocasını kaybeden Kemal artık olayların içindedir.Ölüm-kalım savaşı başlar.Ülkesinin üzerinde esen kara bulutları kovacak ilaç Kurt Paradigmasındadır.Kurt Paradigması nedir?Kemal uluslararası terör şebekesini durdurabilecekmidir?Bu sorulaırın cevabı ve daha fazlası KURT romanında.
Karakutu Yayınları 0212 519 83 74 ( 2 hat )
KANAL KÖPRÜ ÜLKÜ OCAKLARINDA Abdülhay ABDÜLHAYOĞLU Hocadan KURANın İlmi gerçekleri konferansı
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı kurucumuz Başbuğ Alparslan Türkeş’in belirlediği vizyon doğrultusunda faaliyetlerine devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyetinin tek umudu Türk Gençliğidir.Türk Gençliğinin küreselleşmenin ve AB’nin gençliği asimile etmek için kullığı saldırı araçları olan kumar, içki, fuhuş ve uyuşturucu gibi pisliklerden kendisini muhafaza edebilmesi içinde tek adres Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfıdır.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı üniversitelerde ve liselerde sahip olduğu teşkilat ağıyla böyle bir mücadeleye önderlik yapmaktadır.
Ülkü Ocakları birer ilim irfan yuvasıdır. Haftalık eğitim seminerleri uygulanmaktadır. Camilerden hocalarımız, okullardan öğretmenlerimiz, üniversitelerden akademisyenlerimiz gençliğin asimile olmaması Tarihi’ni, Kültürü’nü, Dini’ni, Allah’ını, Kuran’ını, kendi kimliklerini tanıyıp, Müslüman-Türk evladı gibi yetişip, yaşaması için seminerler, konferanslar düzenlenmektedir.
Geçtiğimiz pazarda gençliğin Kuran’ı daha iyi anlayabilmesi ve Kuran’ın ilme verdiği önemi anlaması için Abdülhay Abdülhayoğlu Vakfının Kurucusu, Dr. Abdülhay Hoca Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Kanal Köprü Temsilciliğinde verdiği konferansla gençliği bilgilendirmiştir.
Hocamıza saygı ve şükranlarımızı sunarız…
Kanal Köprü Ülkü Ocakları ile iletişim için: yalcincolak@windowslive.com
Orta öğretim teşkilatları sorumlusu: Yalçın ÇOLAK gsm:05426791108
(Türk Milliyetçiliğinin güçlü sesi www.sevay.com sitesinin yöneticilerine sunduğu imkanlardan dolayı teşekkürlerimizi sunarım…) ADANA
sene(2008 ağostos)2008 olimpiyat oyunlari çinin başkenti pekinde yapılacaktir, barişi simgeleyen böyle bir insani faaliyetin Çin gibi insan haklarini tanımayan, ülkesini kanlı politika ve sıkı yöntemlerle yöneten bir Terör Devletine verilmesi Doğu Türkistanlilarin ve Çinin işgali altındaki diğer milletlerin nezdinde bir skal ve büyük ayıp olarak tanınmaktadir. Biz Elbetteki bütün barişçil ve insanlara faydali olan her çeşit faaliyet ve etkinlikleri hepsini destekliyoruz ve karşi değiliz, ama Doğu Türkistanlı olarak 2008 olimpiyatinin çine verilmesini şiddetle kınıyor ve buna karşıyı tavirlarimizi meşru yollarla ifade ediyoruz, çonkü Çinin işgalinde ezilen ve çinin devlet terörüne maruz kalan 35 milyon halk var. Çin şuan Doğu Türkistnda Ciddi bir insani cinayet işlemektedir, uluslar arası kamoyu Çinin ciddi bir insan haklarini ihlal eden bir terör devleti olduğunu tanımalıdırve bu konuda gerekli baski ve tavirlarini ortaya koymalıdırlar. Çin bu tür cinayetlerini durdurmadan, insan haklari sicilini düzeltmeden ve işgal ettikleri milletlerin hak ve özgürlüklerini geri vermeden böyle bir faaliyete ev sahiplığı yapamaz. Eğer 2008 olimpiyat oyunları Çin de yapılırsa çin bütün cinayetlerinden temyize çıkmış olup Türkistan da yapacak zulümleri eskisinden daha beter artacağından endişeliyiz. Hala Çinin zulüm ve işkencesini yaşamakta olan halk ve ondan kurtulmak için mücadele vermekte olan bütün Doğu Türkistanlıların nezdinde 2008 olimpiyatları Çine Doğu Türkistanlıları öldürme ve yok etme lisansı(ruhsatı)verilmiş gibi alğılanmaktadir.
Doğu Türkistan maarip ve dayanışma derneği